Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / GÖNÜL PENCERESİ’NDEN SELAMLAR

GÖNÜL PENCERESİ’NDEN SELAMLAR


Her karış toprağı ecdat kanları ile sulanmış olan mübarek vatan topraklarında birlik ve beraberlik içerisinde yaşama sevinci ile dolup taşan, rengini şehitler kanından alan Ay Yıldızlı Türk Bayrağı’nın altında yaşamaktan gurur duyan vatan evlatlarına selam olsun.

Yazı yazmak, fikir planında, düşünce ikliminde gönüllerde iz bırakmak adına sevindirici bir heyecandır. Bu heyecanı ebedileştirmek, kalplerde bir aşkın kıvılcımlarını tutuşturmak mümkün olursa bu bir fethin bayramı olabilir. Bu bayramı yaşamak için önce ihlâs ve samimiyetin doruklarında Allah sevgisi ve Peygamber muhabbetiyle dolup taşmak gerekir.

Niyetimizin temel esası, vatan ve millet; din ve devlet yolunda hizmet etmek, Allah rızasını ve Peygamber sevgisini kazanmak, her birinin kalbi bir bayrak gibi tertemiz olan vatan evlatlarının elinden tutmak olacaktır.

Her hayırlı adım bir başlangıç; her iyi niyet bir zaferin müjdesidir.
Tebliğ heyecanı ile kalplere girmenin, gönüllere ulaşmanın sevdasıyla yanıp kavrulmak, karınca misali yorulmak için bir vesile aramak güzel bir başlangıç olabilir.

Allah (C.C.) muhabbetiyle dolup taşmanın, Peygamber sevdasıyla yanıp kavrulmanın hasretiyle inleyen dudaklarda bir yudum su olmak, küllenmiş iman ateşinin tutuşması için bir kıvılcım olmak elimizdeyken bir kenarda kalmak sorumluluğunu kim yüklenebilir?

Bu köşede Türk bakışlı, Kur'an nakışlı dava kumaşını gönül gergefinde dokuma sevdasıyla yollara düşen, “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ölüden farksızdır.” Ser levhasını baş tacı yapan bir düşüncenin gönüllerde neşvü nema bulması en büyük hedefimizdir.

Diyarbakır’dan Trabzon’a, Edirne’den Kars’a bu vatan topraklarında Allah’ı bir, Peygamberi bir, Kıblesi bir, Bayrağı bir olan bu milleti kardeşçe yaşatmak, zengin ve müreffeh Türkiye ülküsünü bayraklaştırmak üzere buluşma noktamız cennet vatan TÜRKİYE’dir.

Millî birlik ve beraberlik içerisinde Kuran’a hizmet etmeyi şereflerin en yücesi bilen bu millet, “Ancak, müminler kardeştir.” (Hucurat 10) Ayet-i Kerimesi’ne olan imanıyla etle tırnak gibi olacak ve bu milleti asla kimse bölemeyecektir.

Kendisini Kürt, Çerkez, Arnavut, Laz veya başka bir ırkın mensubu kabul eden insanlar olabilir. Bu kardeşlerimizle bizim hiçbir farkımız ve üstünlüğümüz yoktur, olamaz da. Zira Allü Teala üstünlüğü takvada aramıştır. “ Allah katında en üstün olanınız en takva olanınızdır.” (Hucurat 13)

Ortak heyecanımız: Türkiye’de Türk Bayrağı altında kardeşçe yaşamak, Kuran’a hadim olmayı şereflerin en yücesi bilmektir. Türk Bayrağı’nı yükseklerde tutan eller Diyarbakırlı Ahmet, Erzurumlu Mehmet, Edirneli Hüseyin, Karslı Hasan Anadolu baştan başa bu milletin öz evladı, birinci sınıf vatandaşıdır. Bu şuur Allah sevgisinin ve Peygamber muhabbetinin bir neticesidir.

Karanlığa bir ışık yakmak, gülme bilmeyen abus çehrelerde tebessüm olmak, bir gönüle girmek, hepsinden daha önemlisi Allah rızasını ve Peygamber sevgisini kazanmak bu köşenin temel esası olacaktır.

Siyaseti hizmetin zirve noktası olarak kabul eder, politik tavırları kesinlikle reddederiz. Siyasi partileri bir vasıta, inancımızı, ülkü ve idealimizi baş tacı yaparız. Milliyetçi Çizgimiz: “Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti.” Ekseninde yeniden maneviyata dönüş hareketidir.

Bu nedenle kafaları ilim ve fenle dolu, kalpleri vatan ve millete hizmet aşkıyla çarpan, ahlak ve fazilet timsali imanlı, milliyetçi vatan evlatları yetiştirmek, maddede ve manada kalkınmış Büyük TÜRKİYE sevdasını bayraklaştırmaktır.

Gayemiz, Milletimizin birlik ve beraberliği, rengini şehitler kanından alan ay-Yıldızlı Türk Bayrağı’nın ebediyen vatan semalarında dalgalanması; imanımızın sembolü olan Ezan-ı Muhammediye’nin minarelerimizden ve gönüllerimizden eksik olmamasıdır.
Yaşamanın gayesi, Allah (C.C.)a kul, Hazreti Muhammed (S.A.V.) Efendimize ümmet olmaktır. Bu bağlamda kâinat kitabını okumak için fikir planında tebliğ heyecanı ile dolup taşmak bulunmaz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmek basiretine erenlere kucak dolusu selamlar olsun.

Talihsiz insanların elinden tutmak, çaresizlerin derdine derman olmak için çırpınmalı, niyet ve hedefimizi bu zeminde şekillendirmeliyiz.

Bu vesile ile yeniden bir gönül seferberliği, yepyeni iklimlerde buluşma vasatını açıyor, içi dışı tertemiz bahtiyarlarla geleceğe kanatlanmak istiyoruz. Bu kanat açma, Kur'an diyarına, Peygamber yoluna doğru bir hicret olmalı, yüksek mefkûrelere gönül vermenin heyecanı olmalıdır.

Özellikle Erzurum- Hasankale’nin bir evladı olarak millî ve manevî heyecanımızı doruk noktaya çıkarmak, dertlerimizi paylaşmak, sevinçlerimizi paylaşmak adına buradayız.

Ve diyorum ki:

“Mevla'ya söz verdik kalu belâda
Bu yolda verilmiş ikrarımız var.
Üç günlük ömr için fani dünyada,
Kula kul olmama kararımız var.”


Okunma : 2124

Yorum Gönder
Yenile