Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / Erzurum Can Vatan

Erzurum Can Vatan

Anadolu’nun serhat Şehri Erzurum bir candır. Tarihe destan alperenlere meydan olmuş bir şehir. Palandöken dağına sırtını dayamış, yücelere, ötelere gönül bağlamış, Emrah’ ın sazında yanık yanık ağlamış, Müslüman Türk insanına kucak açmış: burcu burcu vatan kokan bir şehir.

Akıncı ruhuyla destanlar meydana getiren Mehmetlerin gönül diyarı, Allah sevdasının ve Peygamber öyküsünün gönüllerde bayrak bayrak dalgalandığı bir şehir.
At nallarının şakırtılarına kulak vermiş, kılıç parıltılarında aydınlanmış, kupkuru coğrafya iken şehid kanlarıyla vatanlaşmış bir şehir.

Yükselen heybetli kalesinin duruşunda bir vakar, yiğitlerin mayasında bir ruh ve heyecan çağlayan olur akar. Mazinin ihtişamını sinesinde saklayan bu şehir sağlam karakterli, yiğit ve erdemli insanların kaynağı olmuş bir şehirdir.

Ötelere göz dikmiş, ruhu a’lay-ı illiyine yükselmiş, uçsuz bucaksız ovasıyla tevazuda toprak olmuş, Şehr-i Mü-barek Erzurum.
Anadolu’ya ayak basan ecdadın ilk kapısı, Cihan burçlarında vatan destanının ebediyen tek tapusudur.
Toprağında Anadolu insanının misk kokan mübarek alın teri, hercü merc olmuş yiğitlerin makberi vardır.

Toprağında taşında anaların hasreti, bağrında zerre zerre evliyanın kesreti vardır. Her nefes yudum yudum derunî zikirlerin cümbüşü, gönülleri nûr efşan mecnunların sedası vardır.
Erzurum bir destan, Erzurum can vatan, âşıkları gurbete düştüğünde türkü türkü can yakan efsunkâr belde.

Her bahar ayrı âlem, yeşil nakış bağlamış, yemen türkülerinde balam deyip ağlamış. Mekân tutmuş gönlü yüce ecdadımız, yıllar yılı yaşanmış acı-tatlı hatıramız. Adım adım, karış karış izler vardır toprağında, taşında, gönül hasret kalmış gümüş gibi çağlayan bir su başında. Yüksek yaylaların yemyeşil çayırında tırpan çekmiş, bağ bağlamış dadaşım, sevdalanmış, mecnun olmuş, destanlaşmış kardeşim.

Karlar onun can yoldaşı, sırra kadem basan en güzel arkadaşı. Bembeyaz bir örtü vardır Erzurum ovasında, karlar gibi ak, kar gibi berrak insanı vardır. Çocukluğum rengarenk şafaklarda tüllendi Palandökene kar’a, Dumlu Baba’ ya seyrana giderdik biz.

Ramazanlar bambaşkadır gönüller yücelerde, bir heyecan başlar çarşıda, pazarlarda. İftar vakti çocuklar, iftar topunu bekler. Allah’a kul olmanın zevkine ermiştir erler. Bayramlar canlı geçer, el öpmede yarış var. Burası Erzurum, maneviyat sultanlarına kucak açmış, gönüllerde İslâm havası bir çağlayan olup akmıştır. Vatan cephesinde imanıyla destanlar meydana getiren Dadaşlar, seller gibi kan akıtmış, her şeye rağmen vatan toprağına namahrem ayağı bastırmamıştır.

93 Harbinde Aziziye’de destan yazmış, Nenehatunlarla kükremiş, şehid kanlarıyla vatan toprakları kana doymuştur. Kurtuluş savaşında kahraman unvanıyla vatan müdafaasında destanlaşan dadaş, vatanın teminatı olmuştur. Tarih meydanına dikilen bu kahraman, dadaştır, Erzurum' dur.

Dadaş, bir sıfat yakışmış insanına, Erzurum benzer bir erlik meydanına. Dadaşım bir güldür dağlar başında, sevda kaynar ocağında, aşında; mertlik vardır, toprağında taşında.

Dualarla tüllenmiş ışık saçan camiler, mest eder gönülleri seher vakti bülbüller. Seher yolcusudur insanı; seherlerde aramış Mecnunlar Leylaları. Cennet yamaçlarında gül koklamış erenler, sohbetten feyiz almış hakka aşina erler. İbrahim Hakkı’ları bağrında barındırmış, Nef ‘ilerle kükremiş haksızlığa kan kusmuş. Hace Muhammed Lütfî’ nin can dudağı bal olmuş, nice dertli gönüller derdine derman olmuş. Şairler meydanında Sümmanî ‘den, Emrah ‘a uzanan gönül telleri Hakkı ve hakikati terennüm etmiştir.

Reyhanî’ler, Gülhaniler, İhsaniler aynı sevda bahçesinde avaz eder. Abdurrahman Gazi türbesi Allah’ a niyaz eder.

Bir Allah dostu vardır gönül dünyalarında. Bir güneş gibi şefkatle kucaklardı insanı. Sohbetinde huzura kapı açılırdı her zaman, kul Allah’ a ulaşır, kalpler olurdu şad uman. Can içre bir candır Hacı Salih Efendi, âşıkların gönlünde canlara canandı.

Seyredelim Erzurum’ un bahçesini bağını, bilen bilir, peynirini, yağını. Serhat türkülerinde tanır Palandöken dağını. Gümüş gibi pınarlar sanki cennet çeşmesi, ab-ı hayat sunar, dertlere derman olur Hasankale’ de çermiklerin neşesi.

Erzurum cennet mekân şehrimiz, aşina olmalı, ilim irfan dolmalı
insanımız. Madde ve manada kanatlanıp uçmalı, kalpleri pırıl pırıl vatan çocukları olmalı... Günde beş vakit ezan sesleriyle manevî havasını teneffüs ettiğimiz, helâl suyunu içtiğimiz dadaşlar diyarı Erzurum, sana selam diyorum...

Bu cennet vatan uğrunda şehit düşen ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyor, Yüce Allah'tan mağfiret niyaz ediyorum.

Dadaş Türk'ü temsil eden ay yıldız,
Dalgalanan bir bayrak ufkumuzda,
Düşmanlara karşı şimşekten bir hız,
Mertlik sembolüdür O yurdumuzda.
(Nurullah ÖZKILIÇ)
(Gönül Tezgâhı)






Okunma : 2178

Yorumlar
Bülent Demircioğlu - 1 Ocak 1 Monday

Gurbetlik zor anadan babadan ayrı ERZURUM candır canandır yardır hocam saygılar şafak 97 den yazıyom az kaldı...

Yorum Gönder
Yenile