Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / Bir Garabet ve Kara Bir İftira

Bir Garabet ve Kara Bir İftira

Erzurum’a yapılan bir iftira ile Erzurum infiale uyandı. Dadaşlar diyarından yükselen ses, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Bu iftirayı Erzurumlu kadınlara yapılan iftira diye tarif etmek yanlış olur. Bu iftira Erzurum’a, daha doğrusu Müslüman Türk milleti’ne yapılmış bir iftira ve serseriliktir.

Erzurum, iffet ve hayânın, kahramanlık ve yiğitliğin adıdır. Bu tür yakıştırmalar Erzurum için tutmaz, Müslüman Türk Milleti için tutmaz. Olsa olsa bu iftirayı yapanların kendi suhuletlerini Erzurum İstasyonunda görmeleri olabilir. Onların anaları belki bu temiz şehrin istasyonunu ve trenini kirletmiş olabilirler. Doğrusu da budur.

Zira Sevgili Peygamberimiz:” Mümin müminin aynasıdır.” Dolayısı ile insan bir aynadır.

Bir gün Rasülullah Efendimiz arkadaşları ile yürürken karşıdan Ebu cehil geliyordu. Ebu Cehil Peygamberimize yaklaştı: “ Ya Muhammed! Ne kadar çirkinsiniz.”dedi. Sevgili Peygamberimiz(S.A.V) Efendimiz: “Doğru söyledin.” Dedi.

Bir başka zaman da yine arkadaşları ile yürürken karşıdan Hazreti Ebubekir (R:A) geliyordu. Hz. Ebubekir Peygamberimizi görünce gönülden vuruldu, Peygamberimizin sevgisi ciğerlerini kavurdu. Geldi, selam verdi: “Ya Rasülallah! Ne kadar güzelsiniz.” Dedi.
Allah Rasülü (S.A.V) Efendimiz: “Doğru söyledin.” dedi.

Peygamberimizin yanında bulunanlar: Ya Rasülallah : Ebucehil’e de “Doğru söyledin” dediniz, Hz. Ebubekir’e de “Doğru söyledin” dediniz. Bundaki hikmet nedir? Dediklerinde…

İki cihanın Sevgilisi: Ben bir aynayım, Ebucehil bana baktı, kendini gördü. Ebucehil insanların en çirkini olduğu için, kendisini gördü ve doğru söyledi. Hz. Ebubekir benden sonra insanların en üstünü olduğu için O da bana baktı kendisini gördü ve O da doğru söyledi.

Evet, bu kara iftirayı anlatan şahıs, her duyduğu zırıltıyı kaleme alacak kadar ebleh ve alçak olan şahıslar Erzurum aynasında kendilerini görmüş ve kendilerini anlatmışlardır.
Erzurum istasyonu ve Erzurum treni, asker uğurlamış, cepheye asker göndermiştir. Erzurum treni, vatan destanını yazan Erzurumlu dadaşı, Kara Fatma’yı ve Nene Hatunu anlatır, onu hatırlatır.

Erzurum treni Yemen cephelerine giden Kahraman Dadaş’ı ve ve Yemen Cephesinde şehid düşen Kahraman Türk Askeri’nin Dadaş anasını anlatır, O’nu hatırlatır.

Kırmızı gül demet demet, türküsünü hatırlatır:

Erzurumlu Ali askere gitmeden nişanlanır, evlenir daha kırkı çıkmadan savaş patlak verir aksere gider. Anası ile hanımı yalnız kalırlar. Yıllar geçer, nihayet askerlerin cepheden döndüğü haberi gelir. Ali’nin anası gelinine: Sen bir şeyler hazırla ben istasyona gideyim. Alimi alıp geleyim, der. Erzurum istasyonuna gider, treni bekler. Kafile kalife askerler gelir, trenden iner. Ali’nin annesi yaşlı gözlerle oğlunu bekler, trenden her inen askeri Ali zanneder, koşar, değilmiş diye, geri döner, ümitsizliğe kapılır. Niyahayet bütün askerler ternden iner Ali yoktur. Ali’nin annesi hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Ali şehid olmuştur. Kadın ağlaya ağlaya, delirmişcesine şu türküyü söyler:

“Kırmızı gül demet demet,
/Sevda değil bir alamet,
Balam nenni yavrum nenni.
/Gitti gelmez o muhannet,
Şol revanda balam kaldı,/
Yavrum kaldı balam nenni.

Kırmızı gül her dem olmaz,
/Yaralara merhem olmaz,
Balam nenni yavrum nenni.
/Ol tabipten merhem gelmez,
Şol revanda balam kaldı./
Yavrum kaldı balam nenni.”

Erzurum’u, Erzurum’un anasını, kızını tanımak isteyenler bu tarihe baksın. Erzurum iffet ve hâyanın sembölü, kahramanlık ve yiğitiliğin simgesidir. Erzurum Dadaştır, Erzurum Nene Hatundur, Erzurum Kara Fatma’dır. Erzurum’a yapılan bir garabet ve kara iftirayı kınıyorum.

Ve ben Erzurum anasına, Müslüman Türk anasına armağan olmak üzere “Gönül Tezgâhı” adlı şiir kitabımdan yazmış olduğum şiirimi takdim ediyorum:

GÜLYÜZLÜ ANAM
Abdest alır sütü tertemiz anam,
Ninniyle büyüdü gül yüzlü balam,
İslâm ruhu ile yoğurdu mayam,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.

Başında örtüsü duvaklı gelin,
Kınalı parmaklar hünerli elin,
Göstermez kimseye saçından telin,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.

Başında ehramı belinde kuşak,
Sürmeli gözleri ağzında yaşmak,
Erken gider işe sırtında uşak,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.

Süt katardı tatlı bulgur aşına,
Güle güle gider bostan başına,
Nurdan çehre kurban hilal kaşına,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.

Vatan destanında candan koşardı,
Sırtında mermiyle dağlar aşardı,
Savaşın kartalı gören şaşardı,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.

Fakir Nurullah’ım can içinde can,
Anamın şefkati değer bin cihan,
Ninni söyler iken okurdu Kur’an,
İffet hayâ tacı gül yüzlü anam.





Okunma : 1880

Yorumlar
Danilo - 6 Aralık 2013 Friday

That's not just logic. That's really sensblie.

Yorum Gönder
Yenile