Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / Türkiye Nereye Gidiyor !!!

Türkiye Nereye Gidiyor !!!

Üzerinde yaşadığımız vatan toprakları, stratejik ve jeopolitik bakımından dünyanın en hassas coğrafyası üzerinde bulunmaktadır. Orta Asya Bozkırları’ndan Anadolu Yaylası’na, Kırım yaylarından Viyana kapılarına kadar at koşturan Müslüman Türk Milleti bu coğrafyayı vatan tutmuştur. Kupkuru coğrafyayı imanlarıyla destanlaştırmış, mübarek kanlarıyla vatanlaştırmıştır.
Cemal Kutay’ın: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

İşte yedi iklim dört bucakta at oynatan Müslüman Türk Milleti dünya haritasına mührünü basmıştır. Seller gibi kan akıtmış fakat her şeye rağmen vatanın harem-i ismetine na mahrem ayağı bastırmamıştır.

Yüzyıllar boyu süren haçlı seferleri, Çanakkale, Yemen, Medine müdafaaları, Sakarya, Dumlupınar, Galiçya tepeleri ve İstiklal Savaşları bunun açık misalidir. Bu savaşlar, Müslüman Türk Milleti’nin kahramanlık destanının dünya meydanına dikilmiş bir abidesidir.

Bu Yüce Milleti bu topraklarda boğmak isteyen düşman her türlü oyunları sergilemiş, her türlü entrikalarla bu vatanda bizi parçalamak ve bölmek istemiştir.

Fakat İslam imanıyla şerefyap olan bu yüce Millet her şeye rağmen Allah’ın yardımı ile ayakta kalmıştır ve kıyamete kadar da ayakta kalacaktır. Çünkü Anadolu ve Türkiye Sevgili Peygamberimizin duasına mazhar olmuştur. Dualı bir vatan parçasıdır.

Şair Mehmet Akif’in:

“ Evliya yurdu bu yer, şüheda burcu vatan,
Bir yıkık kubbesinin üstüne Mevla titrer.”

Bu vatın üzerine Mevla titrer, sahibi Allah’tır. Çünkü Müslüman Türk Milleti” İlayi kelimetullah” için can vermeyi cana minnet saymıştır. Kuran’a hadim olmayı şereflerin en yücesi bilmiştir.

Şimdi Türkiye üzerinde oynanan oyunlar gittikçe artmış, Türk Devleti’ni bölmek, Türk Milleti’ni parçalamak isteyen yerli ve yabancı alçaklar seslerini yükseltmeye başlamıştır. Bu yıkım projelerine Türkiye’nin içinden ve dışından ya gafletinden, ya da ihanetinden dolayı çanak tutanlar da çoğalmıştır.

Türkiye’yi etnik gruplara bölerek zihinlerde istifam bırakanlar, gelinen bu noktada yıkımın baş aktörü olmuşlardır. Tavizin sonu kelledir. Seni yemek isteyen aslana karşı tebessüm etmek, gel beni ye demektir. Bu alçaklıktır, zillettir.

Türkiye bir Ermeni eşkıyası tarafından kana bulanmış, ocaklar yıkılmıştır. Apo denen cani bir ermenidir. Asıl adı Artin Agopyandır. Bizim özbe öz kadeşimiz olan Kürtçe konuşan kardeşlerimizle asla bir ilgisi yoktur, olamaz. Kürtçe konuşan insanlar Müslüman Türk evladıdır, Muhammed Fatih’in torunudur, Yavuz Sultan Selim’in evladı, Muhammed Alpaslan’ın ahfadıdır. Ona ayrı bir kimlik takarsan yazık olur, O’na hakaret olur.

Bu Millet “Ancak müminler kardeştir.” Ayet-i Kerimesi’nin sırrıyla hemhal olmuştur.
Allah’ı bir, kitabı bir, Peygamberi bir, vatanı bir ve bayrağı birdir. Hiçbir sebep bu Milleti bölmeye ve parçalamaya yetmez, yetmeyecektir.

Zaten Apo’da öyle demişti: “ Bizim en büyük engelimiz kürtçe konuşan vatandaşların Müslüman olmasıdır. Kürtçe konuşanlar, Hıristiyan, Yahudi olsalardı işimiz kolaydı.

Bugün gelinen noktaya baktığımız zaman acı gerçeklerin yavaş yavaş uygulanmaya başladığını görüyoruz:
Sekiz yıldan beri PKK’ya ve bölücülere verilen tavizler saymakla bitmez, birkaç misal yeterse yazmak isterim:

* !7 Şubat 2010 PPK eşkıyası Habur’da törenle karşılandı.“Bu güzel bir manzaradır.” Denildi….
* Şerefsiz, alçak eşkıya çapulcu kıyafetiyle üç güne Diyarbakır’a gelebildi, Hükümet seyretti…
* Batman Milletvekili Bengi Yıldız: “ Askere gitmeyin, hapishanelerde paşa paşa yatın.” Dedi. İnsanları isyana teşvik etti. Çıt yok, Meclis derhal bu adamın dokunulmazlığını kaldırıp hapse atmalıydı, olmadı…
* 15 Aralık Bütçe görüşmelerinde Sırrı Sakık.” Benim varlığım neden Türk varlığına armağan olsun.” Dedi. Hâlbuki varlığı, hayatı ve şimdiki saltanatı, TÜRK MİLLETİ’NE bağlıydı! Hakkında hiçbir işlem yapılmadı…
* 22 Aralık 2010 Demokratik Toplum Kongresi” !!!!!!!! Yapıldı:
Özerk Kürt Devleti istendi.
Paçavra bir bayrak istendi.
İki dilli! Ne ise, o da istendi. Resmen yıkım projesi konuşuldu. Kimsenin sesi çıkmadı…
* Diyarbakır Belediye Başkanı: “Türk Bayrağı’nın yanında bir paçavra bayrak! Olsa ne olur.” dedi. Her türlü zırvayı dile getirdi, ses yok, açığa alan yok. Bu devleti yıkmak değil mi, üstelik düşünce değil, fiili bir durum, sonuç yok. Ergenekon mahkemesine gönderen yok.
* 22 Aralık 2010 Demokratik Toplum Kongresi” !!!!!!!! yapıldı.
Resmen Devlet kuruyor, karar alıyor, konuşuyor, dile getiriyor. Bu alçak projenin uşakları açıkça devleti yıkmak, parçalamak ve yerine bir paçavra devlet kurmak istediğini ilan ediyor. Ernekon’la bu hareketin ne farkı var; öbür adam da güya düşünmüş, plan yapmış.
Sayın ve değerli okuyucularım! Ateş bacayı sardı ve geçiyor, uyanalım, anlayalım, neler oluyor lütfen görelim.
İş işten geçerse, hiçbir şey para etmez, son pişmanlık fayda vermez.

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR!

Diye hala bir soru sormadıysak, netice vahimdir, karanlıktır.









Okunma : 1944

Yorumlar
Gerri - 6 Kasım 2013 Wednesday

Real brain power on display. Thanks for that ansewr!

Yorum Gönder
Yenile