Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / Rahmetli Gazi Dursun BAŞAK’ı hatırladım

Rahmetli Gazi Dursun BAŞAK’ı hatırladım



Erzurum’un Kadana Mahallesi’nde dünyaya bir Erzurumlu gazi dadaşın bugünlere yansıyan heyecan dolu hatırasını sizlerle paylaşmak istedim.

Bu vatan için can veren kan veren şehit ve gazilerin hatıraları canlı tutan memleket evlatları oldukça gelecek adına ümitlerimiz bir kat daha artıyor.

Gazi DURSUN BAŞAK, 1952 Yılının Ocak ayında hayata gözlerini yummuş bir yiğit Erzurumludur. 1891 Yılında Erzurum’da dünyaya gelmiş. Her Türk evladı gibi o da askerlik çağında vatan hizmetine koşmuştu.

1914 yılının Aralık ayında patlak veren Sarıkamış Harekâtı nedeniyle 90 000 civarında şehit düşen, donarak hayatlarını kaybeden fidan yiğitlerin kervanına o da katılmıştı. Soğuk, yokluk ve imkânsızlar içerisinde dondurucu soğukların kucağına atılan binlerce vatan evladı üzerinde yaşadığımız vatanı bizlere emanet bırakmak için Allah ü Ekber Dağları’nı aşarak Sarıkamış’a inmek ve düşmanı kovmak istemişti.

Niyetler halisti, ancak taktik hatası ve belki de bilgisizlik diye düşünülebilir. Fakat gemilerini yakan Tarık bin Ziyad gibi bir kararlılığın verdiği acı bir son Türkün Kahraman askerlerini bekliyordu.

Ya bu, karlı dumanlı dağlar aşılacak ya da geri dönüş mümkün olmayacaktı. Kader, hayatlarının baharında soğuk karların arasında bir gül gibi kara toprağa düşen fidan yiğitlerin mübarek kanlarıyla sulandı. Soğuktan donan 90 000 şehit vatanın kara bağrında sıra dağlar gibi dizilmişti. Mübarek ruhları cennete, mübarek bedenleri Allah ü Ekber Dağlarının kucağına teslim olmuştu.

Tarih bu kahraman yiğitlerin destanını bugün bile hala canlı bir hatıra olarak yaşar. Allahü Ekber Dağları’nda mübarek şehitlerin manevi iklimi insanı kuşatır.İnsanın tüyleri ürperir. Şehitler adeta kıyama kalkar Allahü Ekber Dağları’nda.

İşte Gazi Dursun BAŞAK, yiğit bir vatan evladı, kahraman bir dadaş sembolüydü. Sarıkamış Harekâtı’nın acılarla dolu ıstırabını yaşamış, koyun koyuna, omuz omuza yürüdüğü birçok asker arkadaşını dondurucu soğuklar altında bırakarak yürümüştü.

Asker kan, ter içerisinde karları aşmaya çalışırken soğuk ve kar aman vermiyordu. Aralık Ayının kavurucu soğuklarında bu dağların geçit vermesi mümkün değildi. Yaman ve çetin bir yola girilmişti. Vatan sevdası, aklın önüne geçmişti belki de bir zafer heyecanı ile dönüşü olmayan bir yola girilmişti. Ve nihayet 90 000 vatan şehidi vatan toprağına kan vermiş can vermişti.
Dursun BAŞAK bu çetin yolda Cilve-i Rabbani olarak donmamış Sarıkamış önlerine kadar yürüyebilmiş çok nadir askerlerden biri olarak hayatta kalabilmişti. Ancak Sarıkamış önlerinde bir kurşun alarak yaralanmıştı. Dermansız ve bitkin bedeni oracıkta yığılıp kalmış dondurucu karların üzerinde karları al kana boyamış ve kendinden geçmek üzere iken üç düşman askeri bu yaralı yiğit askerin üzerine atılmışlardı. Bir düşman hunharca süngü ile saldırıyor, aldığı darbelerle iyice bitkin olmasına rağmen eliyle süngüyü yakalamak isterken eli de yaralanıyordu. Kanlar içerisinde bu kahraman Türk Askerini bırakıp gitmek isterlerken düşman devriyesi gelip alıyor. Ve Dursun BAŞAK’ı hastaneye kavuşturuyor.

Sarıkamış’ta bir müddet tedavi gördükten sonra Rusya’da Moskova Hastanesi’ne götürüyorlar. Orada bir hayli yattıktan sonra ayağı kesilmekten kurtuluyor. İyileşiyor. Ailesine mektup yazıyor. Erzurum’da bulunan ailesi şehit olduğunu zannettikleri oğullarının mektubu ile yeniden bir sevinç yaşıyorlar.

Daha sonra Ruslarla Almanlar arasında esir mübadelesi olduğunda Dursun BAŞAK da Almanya’ya gidiyor. Üç yıllık bir mücadele, uzun bir hasret ve yolculuktan sonra memleketi olan Erzurum’a dönüyor.

Bu gazi Türk Evladı kahraman dadaş, Gazi Dursun BAŞAK’TIR ve Erzurumludur. 1952 yılının Ocağında hayata gözlerini yuman bu gazimizin hayatta kalan evlatlarından Necati ve Osman Başak bu yiğit vatan evladının hatıraları ile dolup taşan bir heyecanı hala canlı tutuyor ve bizlere aktarıyor.
Vatan için seve seve canlarını ve kanları veren bu aziz şehitler için ne yapılsa azdır.

“ Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber”

Bu vesile ile Sarıkamış Harekâtı’nın kahraman şehitlerine Akif’çe sesleniyor ve Yüce Allah’tan rahmet dileyerek gönül açmak istiyorum. Nurullah ÖZKILIÇ


Okunma : 2019

Yorum Gönder
Yenile