Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / YUNUS EMRE İKLİMİNDE BULUŞALIM

YUNUS EMRE İKLİMİNDE BULUŞALIM

Yunus Emre sevgisi ile gönüllerimiz sevgi ve hoşgörü ikliminde buluşuyor. Kalpler sevgiyle muhabbetle dolup taşıyor. Asrın stres ve sıkıntılarıyla ile kararan dünyamızın ışığa ve derin bir soluk almaya ihtiyacı vardır. Bu bağlamda Yunus Emre ikliminde buluşmak, Mevlana’yı teneffüs etmek, Hacı Bektaş’la kaynaşmak ortak bir payda olarak Türk Milleti’nin kurtarıcı can simidi olabilir.

Türkistan topraklarından Anadolu Yaylası’na İslâm’ın mesajını en sade şekliyle gönüllere ulaştıran Ahmet Yesevî Hazretleri’nin engin hoşgörüsünün Anadolu temsilcisi olan Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-ı Veli İslam’ın mesajını en temiz ve en sade Türkçe ile ulaştıran gönül adamlarıdır.

Yunus Emre, Allah ve Peygamber aşkıyla yanıp kavrulan bir sevda ile şeriat, tarikat, marifet ve hakikat yolu ile Allah’a varmanın; sevgi ve muhabbetle gönüllere girmenin canlı misali olmuş, köy köy kasaba kasaba dolaşarak Alperen ruhu ile Türk insanın hamurunu yoğurmuştur. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmiş, kin ve nefretten uzak bir dünya düşlemiş, sevgiyle ve muhabbetle kalplerde bir dostluk ve kardeşlik meşalesi yakmıştır.

Yunus:
Elif okuduk ötürü,
Pazar eyledik götürü,
Yaratılanı hoş gördük,
Yaratandan ötürü.

Bütün insanlığı kucaklayan bir ruh ve gönül sahibi olan Yunus, İslâm mesajını dupduru bir şekilde anlatıyor ve yaşıyordu. Bu düşünce ile insanları kucaklıyor, tasavvuf yolunda Taptuk Emre’nin dergâhında pişiyordu.

Taptuk’un dergâhında,
Kul olduk kapusunda,
Miskin Yunus çiğ idik,
Piştik elhamdülillah.

Bu dergâhta pişen, ruhu ala-i illiyyine çıkan Yunus:

Hak bir gönül verdi bana,
Ha demeden hayran olur,
Bir dem gelir şadi olur,
Bir dem gelir gir yan olur.

Ahmet Yesevî, Müslüman Türk Milleti’nin gönül sultanıdır, güzel Türkçemizin yaşaması onun sayesinde vücut bulmuş, insanlık âleminin mutluluk ve saadetini müjdeleyen Kuran yolu, O’nun talebeleri vasıtasıyla kalplerde ma’kes bulmuştur.

Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli, Murad-ı Veli, Şaban-ı Veli, Gazi Dervişler ve Geyikli Babalar bu zincirin altın halkalarıydı. Türk insanın mayasını İslâm ruhu ile yoğuran bu gönül adamlarının ikliminde yaşamak, bu iklimi yaşatmak, Yunusların, Mevlana’ların, Hacı Bektaş-ı Veli’lerin felsefesinde buluşmak gerekiyor.

Hacı Bektaş-ı Veli: Eline, diline ve beline sahip ol derken dosdoğru bir Müslüman olmanın altın kurallarını işaret ediyordu. Mevlana: “Gel, ne olursan ol yine gel, bu dergâh ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.” derken bütün insanlığı sevgi ve hoşgörü ile kucaklıyordu.

Asrın dert ve sıkıntılardan kurtulmak, kavgasız ve kansız bir dünya kurmak, zengin ve hür yaşamak için Yunusça düşünelim:

Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım,
Sevelim, sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz.


Okunma : 1897

Yorumlar
sedat özkılıç - 10 Ekim 2008 Friday

sayın hocam yüregine saglık çok güzel olmuş

Yorum Gönder
Yenile