Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / YARDIMIN KAPISINI AÇALIM

YARDIMIN KAPISINI AÇALIM

Üç Aylar, rahmet ve şefkatin doruk noktada yaşandığı manevî bir iklim; ihsan ve iyiliğin üzerimize saçıldığı bir bereket panayırıdır. Bu iklimin feyzinden faydalanmak, bu müstesna mevsimi çok iyi değerlendirmek gerekiyor. İnsanlar için çok kıymetli olan bu mevsimler, her zaman ele geçmez. Bu bakımdan böyle zamanların kıymetini bilmek, fırsatı değerlendirmek gerekir.

Üç Ayaların üçüncü ayı Ramazan, Sevgili Peygamberimizin dilinde: ”Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da azaptan kurtuluştur.”diye ifade edilmiştir.

Evet, evvelinde rahmet, ortasında mağfiret ve nihayet sonunda da azaptan kurutuluş işte bu ihsan ancak ümmet-i Muhammed’e verilmiştir.

12 ayın içerisinde üç aylar diye tarif edilen manevî derecesi yüksek olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Üç aylar geldiğinde ”Ya Rabbî! Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua ederiz. Bu dua Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz’den bize intikal eden bir güzel ışıktır. Bu ışığın aydınlığında üç ayların feyzinden istifade etmeye çalışmalıyız.

Üç Ayların manevî ikliminde gönüllerimiz Allah muhabbetiyle dolup taşmalı, Peygamber sevgisiyle kavrulup yanmalıdır. Bu bağlamda güzel bir ahlak sahibi olmak için Üç Ayları vesile kılmalıyız. İnsanlara sevgi ve muhabbetle bakmalı, dostluk ve kardeşlik duygularını geliştirmeliyiz.

Ramazanla birlikte tutulan oruç ibadeti, yalnız Allah için yapılan bir ibadet olup riyasız bir ibadettir. Oruç ibadetinde riya bulunmaz; Oruç, ancak Allah için tutulur. Bir Hadis-i Şerif’te: “ İnsanoğlunun bütün ibadetleri kendisi içindir. Ancak, oruç müstesnadır. Oruç benim içindir, mükâfatını da ancak ben veririm.” Her ibadetin bire on, bire yüz, bire yedi yüz sevabı vardır. Ancak oruç ibadetinin sevabı sınırsızdır.

Ruhların Allah’a yöneldiği, kalplerin inceldiği bu mevsimin bereketinden hep beraber istifade edelim. Fakir fukarayı gözetelim, yardım elini uzatalım.

Biz soframızda sıcak çorbamızı içerken, aç susuz kapı kapı kuru bir ekmek için dolaşan çaresiz insanları da düşünelim. Merhamet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu mevsimde bir seferberlik ilan edelim. Bu seferberlik bir gönül seferberliği halinde dalga dalga bütün ruhumuzu kuşatmalı, güzel ahlak sahibi olma yolunda gayretimizi artırarak iyilik ve güzelliklere yelken açmalıyız.

Sevgi ve muhabbetle kucaklaşalım, yardımın kapısını sonuna kadar açalım, çöplükten ekmek toplayan zavallı insanların imdadına koşalım.

Vatan ve milletimizin mutluluklar içerisinde hür ve zengin bir hayat yaşaması için Yüce Allah’a dua edelim.

İki cihanın Sultanı Peygamber Efendimizin:“Ya Rabbi! Recep ve Şaban Ayı’nı bizim için mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır.” İfadeleri ile bizleri tenvir eyle, kalplerimizi mutlu ve mesut eyle, bahtiyar kullarının zümresine ilhak eyle. Âmin.




Okunma : 1862

Yorumlar
SAYHA - 8 Kasım 2008 Saturday

Bir gün birisi dua ederken, Hz Rabia dualarına kulak vermiş. Ellerini açıp dua eden kişi " Yarabbim, rahmet kapılarını aç" diye yalvarıyormuş. Hz Rabia, Allah'ın Rahmet kapıları sürekli açıktır demiş.

Onun buyurduğu gibi Onun Rahmet kapıları hep açık ama o kapıdan faydalanmak için yardım kapılarını açmak gerekir. Bizim kapılarımız kapalı olduğu sürece karşı kapıya ulaşamayız. Önce kendi kapımızı açmamız gerekecek.

Hatırlatıcı ve yönlendirici bir yazı. Kaleminize sağlık.

hüseyin - 8 Ekim 2008 Wednesday

nurullah amca çok güzel olmuş şiirlerin ve
yazdığın yazılar ellerine sağlık

Yorum Gönder
Yenile