Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / SÜNNETİ İNKÂR EDENLER

SÜNNETİ İNKÂR EDENLER


SÜNNETİ İNKÂR EDENLER, KUR' ÂN' A DÜŞMANDIR

Şimdilerde din adına konuşanların, ahkâm kesenlerin sayısı gittikçe artmaya başladı. Dikkatleri çekmek, dünyalık elde etmek uğruna nefsinin peşinden koşan sözde ilim adamları!... Yeni bir din yeni bir din anlayışı ortaya koymanın gayreti içinde görünüyorlar.

Kuran varken sünnete gerek var mı? diyen eblehler, İslâmı ortadan kaldırmayı plânlıyor olmalı... Mezheplere ihtiyaç duymayan, mezheplerin telfiki gibi bir safsatayı dile getirenlerin sayısı da az değil.

İslâmda yenileşme, değişme iddiaları günümüz müslümanlarının zihinlerinde istifhamlar meydana getirmeye devam ediyor. Reformist anlayışlarla dini baltalamak, İslâmı tahrif etmek isteyen din tahripçilerine, din düşmanlarına karşı uyanık olmak gerekir.

Geçmişten günümüze İslâma sokulan, sokulmaya çalışan bir çok hurafe ve batıl düşünceler Ehl-i Sünnet âlimleri tarafından bertaraf edilmiş, sapık düşüncelerini kusmak isteyen yobazlara ve din düşmanlarına gerekli cevap yazılı veya sözlü olarak verilmiştir.

İslâm esaslarını bozmak, tahrif etmek ve zihinlerde şüphelere kapı açmak için yapılan bu faaliyetlerin bir kısmı küfür cephesinden âleni olarak gelmekte, bir kısmı da İslâm cephesinde görünüp kuzu postuna bürünmüş münafık tipli insanlardan kaynaklanmaktadır.

Kuran bir hayat tarzı ve hayat nizamıdır. Dünyevî ve uhrevî saadet İslâm hayatını yaşamakla elde edilir. Bu da ilâhî vahye dayanan Allah kelâmı Kur' ân-ı muciz' ül Beyan' ın ikliminde yaşanır.

Kur' ân hayatı ise Rasûlullah Efendimiz vasıtasıyla tebliğ edildi ve yaşandı. Kıyamete kadar da devam edecek. Allah (C.C.) : "Deki eğer siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun (yani Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.)' e tabi olun) ki Allah da sizi sevsin, günahlarınızı bağışlasın."

Kuran, akılları hayrette bırakmış, en şiddetli küfürbazlar dahi Kuran gerçeğii karşısında boyun eğmek zorunda kalmıştır. Bütün muannidler bunu bildiği halde yine de inkâr etmekten geri durmamışlardır. Bunlar, Kuran’a sırt çevirdikleri için Allah (C.C.) kalplerini mühürlemişir. Hidayet yolları kapalıdır. Ebedî zulmet onlar içindir Ancak, Sünnet-i Rasûlullah'ı ortadan kaldırmayı plânlayan ahmaklar, daha sonra da Kuran-ı Kerim'i ortadan kaldıracaklarını çok iyi biliyorlar.

Şimdi Rasülullah Efendimiz Kuran’ı tefsir edip hayata tatbik etmeseydi biz namazı nasıl kılacaktık? Bu örnekleri çoğaltmak mümkün... Yaş ve kuru ne varsa apaçık Kuran'da vardır. Yani Levh-i mahfuz’da, Allah katında her şey Allahü Teala’nın ilmi altındadır. Detaylar ve teferruat İslâmın temel kaynakları olan; Kitap (Kur' ân), Sünnet, İcma-i ümmet ve Kıyas-ı fukaha dediğimiz Edille-i Şeriyye’de vardır.

Değişimden ve yenilikten bahsedenlerin ne istedikleri ise pek anlaşılmış değildir. Zaten İslâm, bir kararda durmayı kesinlikle men etmiş, " İki günü eşit geçen zarardadır." Hadis-i Şerifi ile müslümanların hedefini ortaya koymuştur.

İlim, teknik ve medeniyette zirve buudlu düşünmüş: "O her an kâinata tasarruf etmektedir." (Rahman 29) Yani Allah (C.C.) her an bir tasarruf halinde ve yaratma durumundadır.

Müslüman daima iyiye ve güzele koşar. Durmak, dinlenmek yoktur. Durgun sular kirlenmeye mahkumdur. Bu bakımdan müslüman zaten yenilikçi, değişimci ve hamlecidir. " Hayat başından sonuna kadar cihaddır." diyen sevgili Peygamberimiz bu noktada bizlere ışık tutmuştur.

Değişimden, yenilikten maksat bu ise, İslâmın özü ve esası budur. Yoksa, bazı fikir fukaralarının, beyni dumura uğramış, küflenmişlerin nefislerinin isteği doğrultusunda Kuran’ı kendi cüce anlayışlarına uydurmak isteyenlerin dediği gibi: Bu asırda tesettür olur mu? Faiz de ne imiş... Miras ne demektir? gibi hezeyanlarla İslâmî hükümlerde taviz düşünülüyorsa bu da apaçık bir ihanetten başka ne olabilir ki ?

Bu tür faaliyetlere karşı başta Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililleri olmak üzere gerekli çıkışı yapmalı, sapık fikirlileri bir paçavra gibi yüzlerine çarpmalıdır. Ayrıca bütün İslâm uleması bu konuda üzerine düşeni yerine getirmelidir.

Yoksa Kuran'ın muhafızı Allah'tır, kıyamete kadar hiç bir kimse bir nokttasını dahi değiştiremiyecektir.








Okunma : 2007

Yorum Gönder
Yenile