Yazılar

 Anasayfa / Yazılar / Kürtçe Konuşmak

Kürtçe Konuşmak

Milletlerin varlığı Yüce Allah'ın kuvvet ve kudretinin bir neticesidir. Hucurat Suresi' nin 13. Ayeti ile ortaya konulan gerçek çeşitli kavimlerin, milletlerin varlığına işaret etmektedir.
“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık, birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Haberiniz olsun ki, Allah katında en şerefliniz en takva olanınızdır. Muhakkak ki Allah her şeyi bilen ve haberdar olandır.”

İnsanların milletler ve kabileler halinde yaratılması Allah'ın bir ihsanıdır. Yine bir başka Ayette:“Rabbin isteseydi insanları bir tek millet yapardı. Ve ayrılıklara devam etmezlerdi.“

Yeryüzünde birçok milletlerin oluşu Allah'ın kudret sıfatının bir tecellisidir. 1452 çeşit lisanın bir araştırma sonunda tespit edildiğini okumuştum. Konuşulan bu diller, bir ilmi çalışma sonunda dilciler tarafından çıkarılmadı. Veya yeni doğan bebeklerden oluşturulan bir gruba yeni bir dil öğretilmedi. Bu gelişme Hazreti Âdem (A.S.) ile başlayıp bu günlere ulaştı. Bu çeşitlilik bir zenginlik olarak hiçbir kimseyi rahatsız etmemektedir. İngiliz, Alman, Rus bunlar bir ırkın ve bir milletin adıdır. Arap, nasıl bir millet ve Arapça da nasıl bir dil, bir lisan ise Türkçe de bir lisan ve Türk de bir millettir, bir milletin adıdır.

Kaldı ki Türk Milleti'nin tarihi 7000 yıla uzanmakta en eski kaynaklarda Türk'ten bahsedilmektedir. Türk Milleti, Hz.Nuh(A:S)'ın Yafes adlı oğlunun 3 evladından biri olan Türk'ün sülalesidir. Milletlerin alt kimliklerinde kabileler, aşiretler vardır ve bu bir hakikattir. Şive farklılıklarından kaynaklanan ifade değişiklikleri,ağız ve lehçeler kavim ve kabileleri, aşiret ve sülaleleri millet ailesinden ayırmaz, ayrı bir millet olarak da hiç bir şekilde telakki etmez...

Şimdi bu vatan topraklarında bin yıldan beri yaşayan birçok aşiret ve kabileye mensup insanlar olduğu gibi farklı milletler de bulunmaktadır.

Ancak, Türk Milleti'nin millî ve manevî değerlerine saygılı, Türk Bayrağı'nın altında yaşamaktan gurur duyan herkes Türk vatandaşı olarak hür bir şekilde yaşıyor, yiyip içiyor. Üniter devlet yapısı ile her Türk vatandaşı bu ülkede birinci sınıf vatandaş olarak mevcut kanunlar ve nizamlar karşısında eşit olarak tutuluyor, farklı bir muamele hiç bir insan için asla uygulanmıyor.

Kürtçe konuşan kardeşlerimizi biz Türk Milleti'nin bir parçası olarak biliyoruz. Özbeöz kardeşimiz olarak görüyoruz. Şive farklılığından doğan bir kabile, bir aşiret olarak Türk Milleti'nin bir kolu olarak biliyoruz. Karma diller adı altında meydana gelen Kürtçe, başlı başına bir dil değil, karma bir lisan olup %43 ü Arapça, %41 Farsça, geri kalanı Türkçe, Ermenice ve Fransızca gibi kelimelerden oluşuyor. Bu durum birçok araştırma sonunda belgelerle ortaya konuluyor.

Hiç bir yazılı belgeye dayanmayan, hiç bir tarihi vesikası olmayan, grameri dahi tespit edilemeyen bir millet dünya yüzünde bulunmuyor, böyle bir millet yok. Sayı dahi saymasını bilmeyen bir topluluk, bir aşiret ayrı bir millet olabilir mi? Kürtçe konuşan kardeşlerimizin kullandıkları sayılar İran'a ait olup Farsçadır. (Yek gibi) Bu nedenle kürtçe konuşan kardeşlerimiz özbe öz türktür, Türk Milleti'nin şerefli bir üyesidir. Muhammed Fatih'in, Yavuz Sultan Selim Han'ın, Sultan Alpaslan'ın kardeşi ve torunudur.

Başka bir şey aramaya suni bir dede aramaya gerek yok. Medler, bunlar Hint asıllıdır ve hintçe konuşur. Selahaddin Eyyubi, Azerbaycanlıdır. Selçuklu Sultanı olup Babası İrak Tikrit'te muhafız komuttanı olarak görevlendirilmiştir.

Türk Milleti'ni parçalamak, Türk Devleti'ni yıkmak için yapılan senaryoların sonunda Kürtçe konuşan kardeşlerimizi ayrı bir millet olarak takdim edenler emeline kavuşmuş gibi görünüyor. Ancak akl-ı selim Kürtçe konuşan vatandaşlar özbeöz Türk evladı olduklarını biliyor; bu vatana, bu millete gönülden bağlı olduklarını göğüslerini gere gere ifade ediyorlar.

Ancak benim üzerinde durmak istediğim önemli bir mesele var. Bu gün Türk Milleti bir infialin içindedir. Bu vatana ihanet etmek isteyen alçaklara karşı bir kükreyişin, haklı bir tepkinin içine girmiştir.

Şimdi Kürtçe konuşan kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Bu tepkilerden dolayı hiç bir insan bu kanlı katillerin tarafında olabilir mi? Elbette olamaz, böyle bir duyguya kapılamaz. Kürt olma adına bu tepkilerden rahatsız olamaz, bilakis kendisi de aynı tepkiyi gösterir.

Zira 12 Eylül'den önce vatanımızı kana bulayan komünist ve Marksist düşüncede olan insanların büyük bir ekseriyeti Türk'tü. Bu alçak komünistler, vatan bölücüleri, din düşmanları, İstiklâl Marşını okutmadılar, ezanı susturmak istediler, vatanı baştanbaşa kana buladılar. Asıl amaçları Türkiye'yi parçalamak ve Türk Milleti'ni bölmekti. İçerde ve dışarıda beynini Pekin'e ve Moskova'ya kiralamış kanlı katiller vardı. Bunlar binlerce vatan evladının şahadetine sebep oldu. Askere, polise kurşun sıktı.

Peki, soruyorum! Bu eşkıya sürüsü Türk çocuklarıydı diye, meydan onlara bırakıldı mı? Yine Türk evlatları onlara karşı canlarını siper etmedi mi? Anadolu'nun saf ve temiz evlatları milliyetçi Müslüman Türk gençliği vatan uğruna, bayrak ve ezan uğruna hayatlarının baharında kara toprağa düşmedi mi? Yusuf İmamoğlu'nu, Dursun Önkuzu'yu ve binlerce vatan evladının şahadetini hatırlayalım. Vatan bölücülerine ve din düşmanlarına karşı duran yine bu vatanın evlatları değil miydi?

Öyle ise, kanlı katil ermeni uşağı PKK hiçbir zaman taraftar bulamayacak, Türk Milleti'nin birlik ve beraberliğini bozamayacaktır. Çoluk çocuk demeden kanlı katliamlar yapan, ocakları yıkan Ermeni uşağı PKK, karşısında Müslüman Türk Milleti'ni bulacak, özellikle de Kürtçe konuşan kardeşlerimizi bulacaktır. Kürtçe konuşan vatan evlatları, eşkıya sürüsü vatan bölücülerine, din düşmanlarına gereken dersi verecektir.

Bu vatan topraklarında rengini şehitler kanından alan Ay- Yıldızlı Türk Bayrağı vatan semalarında ebed- müddet kıyamete kadar dalgalanacaktır. Ezan-ıMuhammedî minarelerimizden eksik olmayacaktır. Türk bakışlı, Kur'ân nakışlı dava kumaşını gönül gergefinde dokuyan vatan evlatları birlik ve beraberliğimizin teminatı olacaktır... Bu bayrak hiçbir zaman gönderden inmeyecektir. Kürkçe konuşan kardeşim Ahmetle türkçe konuşan mehmet bu vatanın öz evladı,biri diğerinin kardeşidir.

Allah'ı bir, Peygamberi bir, kıblesi bir, vatanı bir ve bayrağı bir olan bu millet, Edirne'den Kars'a, Diyarbakır'dan Rize'ye kardeşce kucaklaşacak, mümince kaynaşacaktır. Bu vatanı kimse bölemeyecektir. Kur'an-ı Muciz ül Beyan'ın ifadesiyle:“Ancak müminler kardeştir.” (Hucurat 49 ) Ayet-i Kerime'sinin sırrıyla bu millet kardeşçe yaşayacaktır.

Anadolu'nun temiz havasını teneffüs eden, helal ekmeğini yiyip, helal suyunu içen her vatan evladı bu vatanın teminatıdır.

Müslüman Türk Milleti bu vatan topraklarında kıyamete kadar payidar kalacaktır. İnşa Allah.

Okunma : 2083

Yorumlar
ARİF URUK - 6 Şubat 2008 Wednesday

KIYAMETE KADAR EZAN SUSMAYACAK, BAYRAK İNMEYECEK, TÜRKÜ,KÜRDÜ,LAZI,AZERİSİ V.S.KARDEŞÇE BU TOPRAKLARDA BU BAYRAĞI DALGALANDIRIP, BU EZANI DİNLEYİP, İBADETİNİ RAHATÇA YAPIP YAŞIYACAKTIR.. KİMSE BUNDAN ŞÜPHE ETMESİN, BU VATAN KOLAY ALINMAMIŞTIR....ALLAHA EMANET OLUN
URUK

Yorum Gönder
Yenile